Yazar: Psikolojik Danışman Emine Hatun UÇUNGAN
Ergenlik, insan gelişiminde sadece bireysel değil, ailevi düzeyde de önemli değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Bu süreçte çocuğun fiziksel görünümünden duygusal tepkilerine kadar pek çok şey hızla dönüşürken, ebeveyn-çocuk ilişkisi de kendini yeniden tanımlamak zorunda kalır. Bu dönemin getirdiği değişimler çoğu zaman aile içinde belirsizlik, çatışma ya da yanlış anlamalarla karşılanır. Ancak ergenlik, yalnızca bir kriz dönemi değil; doğru şekilde eşlik edildiğinde ilişkileri dönüştüren ve olgunlaştıran bir fırsattır. Ebeveynlerin bu dönemde yapması gereken şey, hem ergenliğin gelişimsel özelliklerini kavramak hem de bu özelliklere karşı esnek, açık ve sınırları olan bir ilişki dili geliştirmektir (Steinberg, 2014).
Bu dönemle birlikte çocuğun dünyasında yaşanan değişimler çoğunlukla dışarıdan anlaşılmaz görünse de, aslında oldukça anlamlıdır. Beynin özellikle ön lob bölgesi, yani planlama, dürtü kontrolü ve mantıksal düşünmeyle ilişkili olan alanları henüz tam olarak gelişmediği için, ergenlerin tepkileri zaman zaman uçlarda olabilir (Blakemore & Choudhury, 2006). Bu da ebeveynlerin “mantıksız” bulduğu davranışların, aslında nörobiyolojik bir zemini olduğunu gösterir. Dolayısıyla ebeveynlerin bu dönemde sergileyecekleri tutumda, gelişimsel bilgi kadar sabır ve empati de belirleyici olur. Araştırmalar, çocuklarıyla açık iletişim kurabilen, sınır koyarken duygusal olarak da yanında olan ebeveynlerin, çocuklarının ruh sağlığı ve okul başarısında olumlu etkiler yarattığını ortaya koymuştur (Steinberg et al., 1992).
Ancak yalnızca anlayışlı olmak da yetmez; ergenin bağımsızlık arzusuyla sağlıklı sınırlar arasında bir denge kurulması gerekir. Ebeveynler bu noktada bazen aşırı serbestlik, bazen de aşırı kontrol arasında gidip gelebilir. Ne var ki bu iki uç da ergenin gelişimine zarar verir. Aşırı kontrol, bireyleşmeyi engellerken, sınırsızlık ise ergenin yönsüz ve güvensiz hissetmesine neden olabilir (Baumrind, 1991). Demokratik ebeveynlik tarzı, bu noktada hem sıcaklık hem de yapı sunabilmesiyle dikkat çeker. Ebeveynin rehber olduğu ama çocuğun da fikrinin sorulduğu, sınırların net olduğu ama esneklikle uygulandığı bir ilişki biçimi, ergenlikteki çalkantılara karşı güvenli bir zemin sunar.
Bugünün ergenleri yalnızca aileleriyle değil, arkadaş gruplarıyla, sosyal medya ile, dijital dünyayla da sürekli temas halinde. Bu çok katmanlı sosyal alan içinde, ebeveynlerin çocuğun özel alanına saygı göstermesi kadar, riskleri fark edecek kadar da ilgili olması gerekir. Yargılayıcı olmayan bir dinleme biçimi, çocuğun kendini açmasını kolaylaştırır. Aksi halde, ilişkiler yüzeyde kalır ve asıl ihtiyaçlar görünmez olur (Grolnick, 2003). Ebeveynin buradaki en önemli gücü, çocuğun “anlaşıldığını” hissetmesini sağlayacak duygusal varlığıdır. Çünkü bazen tek bir cümle bile, çocuğun “anlatmaya değerim” duygusunu geri kazandırabilir.
Sonuç olarak, ergen çocuklu ailelerin bu dönemi yönetebilmek için ilk yapması gereken şey, ergenliği bir geçiş süreci olarak görmek ve bu geçişin tüm taraflar için zorlayıcı ama geliştirici olabileceğini kabul etmektir. Ebeveynin görevi yalnızca rehberlik etmek değil, aynı zamanda kendi duygularını da düzenleyerek çocuğuna model olmaktır. Anlayışla kurulan sınırlar, sabırla örülen bir iletişim dili ve her şeye rağmen sürdürülen duygusal bağ, ergenlik döneminin en sağlam yapı taşlarını oluşturur. Belki de mesele, bu dönemde çocuklarını yeniden tanımaya cesaret eden ebeveynlerin, kendilerini de yeniden keşfetme şansına sahip olmalarıdır.
KAYNAKÇA
Baumrind, D. (1991). The influence of parenting style on adolescent competence and substance use. Journal of Early Adolescence, 11(1), 56–95. https://doi.org/10.1177/0272431691111004
Blakemore, S. J., & Choudhury, S. (2006). Development of the adolescent brain: Implications for executive function and social cognition. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 47(3–4), 296–312. https://doi.org/10.1111/j.1469-7610.2006.01611.x
Erikson, E. H. (1968). Identity: Youth and crisis. New York: Norton.
Grolnick, W. S. (2003). The psychology of parental control: How well-meant parenting backfires. Mahwah, NJ: Lawrence Erlbaum Associates.
Steinberg, L. (2014). Age of opportunity: Lessons from the new science of adolescence. Boston, MA: Houghton Mifflin Harcourt.
Steinberg, L., Lamborn, S. D., Dornbusch, S. M., & Darling, N. (1992). Impact of parenting practices on adolescent achievement: Authoritative parenting, school involvement, and encouragement to succeed. Child Development, 63(5), 1266–1281. https://doi.org/10.2307/1131532