İki Kişilik Bir Hikayede Üçüncü Sesler: Evlilikte Dış Etmenlerin Rolü

Yazar; Psikolojik Danışman Emine Hatun UÇUNGAN

Evlilik, iki insanın bir araya gelerek sevgi, güven ve ortak bir yaşam inşa etme çabasıdır. Ancak bu birliktelik yalnızca iki birey arasında kalmaz; çevreden gelen etkiler, ailelerin tutumu ve toplumun beklentileri de bu ilişkinin yönünü belirler. Her ne kadar çiftler “biz bize yeteriz” düşüncesiyle hareket etseler de, evlilikler çoğu zaman dış etmenlerin baskısı altında şekillenir. Bu etmenler kimi zaman ailelerin kıyaslamaları, kimi zaman eşlerin kendi ailelerinin müdahaleleri, kimi zaman da toplumun yüklediği rollerdir. Her biri, evlilikte görünmez bir gerilim hattı yaratır (Gottman & Silver, 2015).

Evliliklerde dış etmenlerin en sık rastlananlarından biri, çiftlerin birbirlerini başkalarıyla kıyaslama eğilimidir. Sosyal çevrede gördükleri ilişkiler, sosyal medya paylaşımları ya da yakın arkadaşlarının evlilikleri, bireylerin kendi ilişkilerini değerlendirme biçimlerini etkiler. “Onların ilişkisi ne kadar huzurlu”, “Eşi ona sürekli çiçek alıyor, benimkinden ses yok” gibi düşünceler, farkında olmadan çiftin arasında duygusal bir mesafe yaratır. Bu tür kıyaslamalar, kişinin kendi eşine yönelik memnuniyetini azaltır ve zamanla “başkaları gibi olmalıyız” baskısını doğurur. Felmlee’nin (2001) bulguları, karşılaştırmaların bireylerin ilişki doyumunu düşürdüğünü ve duygusal uzaklaşmayı tetiklediğini göstermektedir. Diyelim ki bir eş, arkadaşının ilişkisini örnek alarak kendi evliliğini sürekli o modelle kıyaslıyor; bir süre sonra eşine değil, hayalindeki “ideal eş” figürüne tepki verir hale gelir. Oysa hiçbir ilişki diğerinin aynısı değildir. Her evlilik, kendi koşulları ve ritmi içinde anlam kazanır. Gerçek yakınlık, başkalarının ilişkilerine özenmekle değil, iki kişinin kendi bağını geliştirmesiyle mümkündür.

Bir diğer önemli dış etmen, eşlerin ailelerinin evliliğe doğrudan müdahalesidir. Evlilik, sınırların korunmasıyla sağlıklı kalır; ancak bu sınırlar aileler tarafından ihlal edildiğinde, çiftin kendi karar alma gücü zedelenir. Baucom ve arkadaşlarının (2015) da vurguladığı gibi, ailelerin sık müdahalesi çiftin özerklik duygusunu zayıflatır ve ilişkide bağımlı bir yapı oluşturabilir. Kimi zaman bir kayınvalide oğlunun her tartışmada haklı olduğunu düşünebilir ya da bir anne kızına sürekli “şöyle yapmalısın” diyerek yön göstermeye çalışabilir. Böyle durumlarda çift, kendi kararlarını savunmak yerine ailelerinin beklentilerini yönetmeye çalışır. Bu da ilişkide duygusal uzaklaşmayı kaçınılmaz hale getirir. Sağlıklı bir evlilikte ailelerle sevgi bağı korunmalı, ancak karar alanı çiftin içinde kalmalıdır.

Toplumsal beklentiler de evlilikleri derinden etkileyen bir başka dış etmendir. “Kadın evini çekip çevirmeli”, “Erkek güçlü olmalı”, “Çocuk ne zaman geliyor?” gibi kalıplar, çiftlerin yaşamına görünmez bir baskı getirir. Bu baskılar, çiftleri kendi mutluluklarından çok toplumun onayını almaya yöneltir (Karney & Bradbury, 2020). Bir an için düşünelim; çocuk sahibi olamayan bir çift, çevresinden sürekli “Hadi artık bebek haberi verin” sözlerini duyuyor. Bu durumda çiftin yaşadığı duygusal baskı, yalnızca bir beklentiden ibaret olmaktan çıkar, ciddi bir psikolojik yüke dönüşür. Her evliliğin kendi zamanı, önceliği ve ritmi vardır; toplumun çizdiği kalıplar bu doğal dengeyi bozar.

Sonuç olarak, evlilikler yalnızca iki insanın ilişkisi değildir; aynı zamanda çevreyle, ailelerle ve toplumla verilen görünmez bir mücadeledir. Ailelerin kıyaslamaları, aile müdahaleleri ve toplumsal beklentiler, bu ilişkinin dayanıklılığını test eden önemli faktörlerdir. Ancak çiftler, kendi sınırlarını netleştirip birbirlerinin yanında durabildiklerinde dış dünyanın sesini kısmayı başarabilirler. Gerçek mutluluk, başkalarının ne düşündüğüyle değil, iki insanın kendi iç huzurunu birlikte kurabilmesiyle mümkündür (Gottman & Silver, 2015).

KAYNAKÇA;

Felmlee, D. H. (2001). No couple is an island: A social network perspective on dyadic stability. Social Forces, 79(4), 1259–1287. https://doi.org/10.1353/sof.2001.0021

Gottman, J. M., & Silver, N. (2015). The seven principles for making marriage work: A practical guide from the country’s foremost relationship expert. Harmony Books.

Tesser, A. (1988). Toward a self-evaluation maintenance model of social behavior. Advances in Experimental Social Psychology, 21, 181–227. https://doi.org/10.1016/S0065-2601(08)60227-0

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir